BİR KADIN SEVİYORUM

Siz hiç gideceğine emin olduğunuz birini sevdiniz mi ?
Sadece sevdiğiniz için yanınızda olmasını istemenin
haksızlık olacağını, sizin ki kadar olmasa da,
onun yüreğinde yeriniz olduğuna inandığınız
bir kadını sevmenin,ne kadar zor olduğunu bilirmisiniz ?

Ne bana, ne başkasına ait olan
bir çınar gibi yalnız yaşayan,
özgürlüğünü ellerine kelepçe etmemiş
bir kadını seviyorum.
Her düşündüğümde kalbimi sızlatıyor sevgim.
Nasıl anlatmalı bu duyguyu bilmem ki ?
Doktorların,
ölecek dediği hastanın başında beklemek gibi,
elinizden birşey gelmez,
sadece iyi bakarsınız, başında beklersiniz.
Bir yandan kendinizi hazırlarsınız,
ne kadar hazır olabilir ki insan?

Ayrılığın çok uzak olmadığını bile bile sevmek,
kalbin kaldıracağından ağır bir yük gibi ama
öyle dayanıklı ki şu kalp,
sanki etten, kandan değil de demirden.
Onu seyrettim uyurken, kırılacak gibi duruyordu.
Öyle narin ki,
pamuklara sararak saklamak geliyor içimden.
Bir kadın bu kadar narin olurmu ?
diye düşünmeyin, oluyor !
En erkeksi yanım bile kaba kalıyor.

Vakti geldiğinde
gideceğini bildiğim o kadını seviyorum.
Oysa ne çok istiyordum benimle kalsın.
Bir ömrü birlikte geçirelim.
Yaşlanalım koltuğun üzerinde,
balkonunda begonviller açan evin
serin saatlerinde birlikte ölelim.
Omuz omuza duralım ayakta,
zor bu yükü hayatın,her köşe başı
geçene çelme takmak için bekleyenlerle doluyken,
saklanalım birbirimize.
Dışarıda fırtına çıkmış, güneş açmış,
volkanlar patlamış, bize ne ?
Ama öyle olmayacak !
Onun gidip kafa tutması gerek hayata,
tüm sakinliğine rağmen,
kızgın bir güneş altında bağırması lazım
kan ter içinde.

Birine, sen seviyorsun diye kal denmiyor.
Biliyorsun, hissediyorsun,
şimdi olmasa yarın,mutlaka gidecek.
Zaten sevgi, seven yüreği bağlar,
karşı taraf sorumlu değil ki !.
Sevmeseydin arkadaşım derler adama,
silah zoruyla yatmadık ya koluna !
Acı,aşkın kan kardeşi, ayrılmamaya yeminleri var.
Ne zaman gönlüne aşk ateşi düşerse,bil ki canın yanacak.
Öyle büyük alev topları patlayacak ki içinde, heryan kül,
duman olacak. Gözünden yaş yerine ömrün akacak.
Birine tutulduysan, söz geçiremiyorsan kalbine,
kendini yangınlara hazırlayacaksın.
Önünü, sonunu görmeyi öğreneceksin.
Aşk dediğin, bir çeşit delilik hali,
akıllı insan âşık olur mu hiç ?
Aslında, aklı olan sever.
Bilirsen ki bu bedenler ihtiyarlayacak, büzüşecek,
geriye hiçbir şey kalmayacak güzellikten,
önce aklı seversin.

Gidecek bir kadını seviyorum.
Kendine zulüm etmek böyle olmalı ama bu,
zulmün en asil olanı.
Karşılık beklemeden sevmeyi öğretiyorum kalbime.
Tüm insani isteklerime rağmen,
olduğu kadarıyla yetinere tadını çıkarıyorum.
Ruhumdaki yabani otları koparıyorum.
Egomu, gururumu, şeytan yanımı, çıkarları,
almayı, sadece istemeyi,
bildiğim bütün aşk oyunlarını yolarak söküyorum.
Bir daha hiç çıkmasınlar diye ateşe veriyorum.
Sevgi tarlasına yakışmayan ne varsa temizliyorum.
Kirlenmiş neresi varsa, eskimiş hangi gönül yarasının
artıklarını tutuyorsam, hepsini kaldırıp atıyorum.
İçimde büyük bir bahar temizliği var.
Hak ettiğine inandığım bir kadına,
daha önce kimseye bakmamışım gibi bakıyorum.

Sonu ayrılık olacak bir aşka koşuyorum.
Üstüm başım ne kadar kirli olsa da, sevgimi yıkadım,
gümüş bir tepside sunuyorum. İster alır,
ister almaz ama ben aşka inancını kaybedenlere inat
ve aşka rağmen;
dimdik sevdamın arkasında duruyorum.
Her yaşam mutlu bitecek değil ya ?
Ben payıma düşeni aldım,
delilik bu ya birazdan beni bırakıp
gidecek bir kadını seviyorum !

Provası yok hayatın.
Ne yeniden yaşamak mümkün
Ne de yaşadıklarını silebilmek.
Önemli olan ilk defa sevmek değil
Son defa sevebilmektir
YAŞAMAK.!!

Yorumlar 0
Yorum Yaz

Yorum Yazmak İçin Giriş Yapınız