DEVRAN

Belki bir yaşında, belki de doksan
Vakti meçhul ama, her ömür söner.
Ölüm eşitliği, eylemez noksan,
Erinde gecinde, herkese sunar.

An gelir gönlünü, dostun da kırar,
Düşman zannettiğin yaranı sarar,
Bülbül çilesini, kafesten sorar,
Velakin avazda, güldedir hüner.

Gel etme eyleme, can yakma harda,
Keşik sana döner, yanarsın narda
İnsanın içinde, mahkeme var da;
Vicdan berat vermez, sol yanın kanar.

Kendine yontar da, insanın aklı;
Sanırsın güçlüyken, hep sensin haklı,
Her şerrin içinde, bir hayır saklı,
Bozduğun kantarlar, seni de sınar,

Sıvazlarken boynu, her kesen kasap,
Bozulur koyunda, elbette asap,
Bağdat’tan dönünce, her yanlış hesap,
İnsan kendisini, kendi de kınar.

Kaybolur yad’eller, dara düşerken,
Yad’el elden tutmaz, yara düşerken,
Kardan adam erir, hara düşerken,
Zalim kandilinde, insanlık yanar.

Anlamaz cananın, hatırdan haldan,
Her baltanın sapı kestiği daldan,
Kağnının tekeri çıkınca yoldan,
Devrilen yükü de, sahibe biner.

Yükü öküz çeker, kağnılar inler,
Davulda hoş sesi, uzaklar dinler,
Geri dönse dersin, keşkeli dünler,
Lakin devrilmiştir, bin yıllık çınar.

Zaman eleğinde, elenir insan,
Karun’dan zengin de, dilenir insan.
Ayaksız beşiğe, belenir insan,
Ne oğlun ne kızın, adını anar.

Güzel izler bırak, sen de Figani,
Adın insan diye, anılsın yani,
Nefsini terbiye, et gani gani,
Yanlışın doğrun da, kendine döner.

Ozan Figani (Erdem Gümüş)
03.04.2021
İzmir

Yorumlar 0
Yorum Yaz

Yorum Yazmak İçin Giriş Yapınız